Köyde hayvancılıkla uğraşan herkes bilir; bir hayvanın sağlığı demek, sürünün sağlığı demektir. Sürünün sağlığı demek de hem üretim hem bereket demektir. Bugün biraz hayvancılıkta çok önemli ama bazen ihmal edilen bir konudan bahsedelim: aşı.
Önce şunu soralım: Aşı nedir?
Aşı, hayvanın vücudunu hastalıklara karşı önceden hazırlayan bir koruma yöntemidir. Yani hastalık gelmeden önce hayvanın bağışıklık sistemini eğitmek diyebiliriz. Aşı yapıldığında hayvanın vücudu o hastalığı tanımayı öğrenir. Gün gelir o mikrop gerçekten hayvana bulaşırsa, hayvanın bağışıklık sistemi onu hemen tanır ve hastalığın büyümesine izin vermez.
Eskilerin güzel bir sözü vardır: “Hastalık gelmeden tedbir almak en büyük kazançtır.” İşte aşı da tam olarak bu tedbirdir.
Hayvancılıkta birçok bulaşıcı hastalık vardır. Şap hastalığı, çiçek, enterotoksemi, pasteurella, brusella gibi hastalıklar bir sürüye girdi mi çok kısa sürede bütün hayvanlara yayılabilir. Bazen bir sürünün yıllarca verdiği emeği birkaç gün içinde yok edebilir. Kuzular ölür, koyunlar zayıflar, süt düşer, et verimi azalır. İşte bu yüzden aşı hayvancılığın sigortasıdır diyebiliriz.
Aşı yapılan hayvanın bağışıklık sistemi güçlenir. Hastalıklara karşı direnci artar. Bu sadece hayvanın sağlığını değil, aynı zamanda üreticinin emeğini ve kazancını da korur. Sağlıklı hayvan daha iyi büyür, daha iyi süt verir, daha iyi et yapar.
Bir başka önemli konu da şudur: Aşıların et ve sütte arınma süresi genellikle yoktur. Yani birçok aşı yapıldıktan sonra hayvanın sütü veya eti için bekleme süresi olmaz. Buna halk arasında “arınma süresi 0 gün” denir. Bu da üretici için çok önemli bir avantajdır. Çünkü antibiyotik veya bazı ilaçlar kullanıldığında süt günlerce dökülmek zorunda kalabilir, hayvan kesime gönderilemez. Ama aşıda böyle bir durum çoğu zaman olmaz. Aşı hem korur hem de üretimi aksatmaz.
Tabii burada önemli olan bir başka nokta da aşının doğru zamanda yapılmasıdır. Her hastalığın aşı zamanı farklıdır. Mesela bazı aşılar yılda bir yapılır, bazıları altı ayda bir yapılır. Kuzulara yapılan aşılar ayrı, damızlık koyunlara yapılan aşılar ayrı olabilir. Bu yüzden veteriner hekimlerin önerdiği aşılama programına uymak gerekir.
Özellikle mevsim geçişlerinde, kuzulama dönemlerinde ve sürü hareketinin arttığı zamanlarda aşı daha da önemli hale gelir. Çünkü stres, hava değişimi ve kalabalık ortamlar hastalıkların yayılmasını kolaylaştırır. Aşı yapılmış hayvan ise bu zor dönemleri çok daha kolay atlatır.
Köy hayatında bazen üreticiler “Hayvanım hasta değil, niye aşı yapayım?” diye düşünebilir. Ama işin doğrusu şudur: Aşı hastaya yapılmaz, sağlıklı hayvana yapılır. Amaç hastalık gelmeden önce korumaktır.
Bugün modern hayvancılıkta başarıyı belirleyen en önemli şeylerden biri koruyucu hekimliktir. Yani hastalık çıktıktan sonra mücadele etmek değil, hastalık çıkmadan önce önlem almaktır. Aşı da bunun en önemli parçasıdır.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz:
Hayvancılıkta aşı ihmal edilecek bir iş değildir. Küçük bir iğne gibi görünse de aslında büyük bir korumadır. Bir sürünün geleceğini, bir üreticinin emeğini ve kazancını korur.
Hayvanlarımızı koruyalım, sürümüzü koruyalım. Çünkü sağlıklı hayvan, bereketli kazancın temelidir.